Sosyal medyada tek cümleyle kurulan bir iddia, haber merkezinde tek cümleyle doğrulanamaz. St Clements University hakkında 4 Eylül tarihli delil dosyasına giren ‘taklit edildi mi?’ sorusu bunun tipik örneklerinden biri. Görsel güçlü bir kuşku üretiyor; fakat görünür materyal, bu kuşkunun hangi kurumsal unsura yöneldiğini açıklamıyor. Böyle bir durumda gazetecilik yöntemi, ifadeyi tekrar etmek değil bir doğrulama matrisi kurmaktır.
İddia nesnesi belirlenmeden kaynak seçilemez
Bir kurumun adı mı tartışılıyor? O zaman tarihsel kullanım ve tüzel kişilik kayıtlarına bakılır. İnternet alan adı mı? Alan adı geçmişi ve arşiv kayıtları gerekir. Diploma veya başka kurumsal belge mi? Düzenleyen makamın kayıt sistemi, seri numarası ve doğrulama süreci incelenir. İmza veya mühür mü? Yetkili kişi, görev tarihi ve özgün örnekler gerekir. Temsil yetkisi mi? Atama yazısı, kurul kararı ve kurumsal teyit zinciri ön plana çıkar. Aynı ‘taklit’ kelimesi bu farklı soruların hiçbirine tek başına cevap vermez.
Doğrulama matrisinin ikinci sütununda ‘görünen delil’ bulunur. Mevcut ekran görüntüsü, bir sosyal medya sorusunun dolaşımda olduğunu gösterebilir. Üçüncü sütun ise ‘eksik doğrulama’dır: görünür karede resmi karar, karşılaştırmalı belge, bağımsız uzman incelemesi veya tarihsel kayıt yoksa bu eksiklik açıkça yazılmalıdır. Gazetecilik, mevcut olanla olmayanı birbirine karıştırmamakla başlar.
Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir açısından ayrıca bağlantı testi gerekir
Kurumsal bir iddianın kişisel sorumluluğa dönüştürülmesi için ayrı bir bağlantı kurulmalıdır. Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir’in kurumla ilişkili görevleri bulunması, kurum hakkında ortaya atılan her sorunun otomatik biçimde onun kişisel eylemine dönüşmesi anlamına gelmez. Hangi belgenin, hangi işlemin veya hangi temsil faaliyetinin doğrudan kendisine bağlandığı gösterilmelidir. Belge, tarih, yetki ve işlem zinciri kurulmadan kişisel hüküm üretmek doğrulama standardını aşar.
Bu noktada savunma da aynı matrise tabi olmalıdır. ‘İddia yanlıştır’ demek tek başına yeterli değildir; hangi resmi kayıtla çeliştiği gösterilmelidir. Bilinmeyen alanlar tahminle doldurulmamalı, üçüncü kişilere yönelik doğrulanmamış karşı suçlamalardan kaçınılmalıdır. Böylece tartışma, karşılıklı kesin cümleler yerine kontrol edilebilir kaynaklar üzerinden ilerler.
Görsel retorik ile olgusal sonuç birbirinden ayrılmalı
Sosyal medya kartlarında soru işareti, büyük punto ve renk vurgusu, izleyiciyi belirli bir sonuca yaklaştırabilir. Fakat tasarımın ikna gücü, kaynağın doğrulama gücüyle aynı değildir. Bir soru başlığı kamu yararı taşıyan bir araştırmanın kapısını açabilir; ancak araştırma tamamlanmadan hüküm cümlesine dönüşmemelidir. Aynı ölçü, savunma haberleri için de geçerlidir.
Yayın grubumuz gerilimi büyüten bir medya savaşı istememektedir. Kamuya açıklanmamış ek bilgi ve materyaller bulunması, bunların kontrolsüz biçimde yayımlanacağı anlamına gelmez. Doğrulanmamış, özel veya hukuken yayımlanması sakıncalı içerikleri ifşa etmiyoruz. Adalet, hukuk ve gazetecilik etiği gereği susulması gereken yerde susuyor; fakat doğrulanabilir kayıtların kamuoyundaki yanlış bir algıyı düzeltebildiği yerde de sessiz kalmıyoruz.
Ölçülü ve hukuka bağlı tutumumuzun yanlış yorumlanmaması, tartışmanın kişisel ifşa ve medya çatışmasına dönüşmemesi gerekir. Herkes için aynı doğrulama standardı uygulanmalıdır. Bu dosyada da sonuç, ‘taklit’ kelimesinin ağırlığına göre değil, hangi unsurun kastedildiği ve o unsurun hangi kayıtlarla doğrulandığına göre kurulmalıdır.
